Beşparmak Dağları kaya resimleri

1994 yılında, günümüz Beşparmak Dağları’nın (Batı Anadolu) olduğu, Latmos Dağları’nda bulunan kaya resimleri, Anadolu tarihöncesi arkeolojisinin son on yılındaki büyük buluşları arasındadır. Bu kaya resimleri, Annelies Peschlow-Bindokat’ın başkanlığında, uzun yıllar süren yüzey araştırları sırasında sistematik bir şekilde incelenmiştir. Almanya Araştırma Kurumu (DFG), Alman Arkeoloji İnstitüsü (DAI) ve Gerda Henkel Vakfı tarafından desteklenen yerleşim sistemi çalışmalarının amacı, Ege Bölgesi’nin hemen bitişiğindeki dağlık bölgede yaşamış insanı izlerini, başlangıcından Osmanlı Dönemi’ne kadar tespit etmek ve tarihsel olarak değerlendirmekti. Bu çalışmaların çıkış noktası ise, dağın eteklerindeki Latmos’ta yeralan Helenistik Dönem kenti Herakleia olmuştur.

Kesin olarak, Geç Neolitik’den Erken Kalkolitik (M.Ö. 6-5. bin) dönem arasındaki zaman dilimine tarihlenen Latmos kaya resimleri, yeni bir kaya resimleri merkezi oluşturmaktadır. Latmos kayalık bölgesiyle bağlantılı, stilisik ve tematik olarak bütünsel bir resim dünyasına sahip bu buluntular, kaya resim sanatı içinde, sadece Anadolu için benzersiz özellikler taşımamakta; ama aynı zamanda bu nedenle de yeni bir kültür, Latmos Kültürü olarak tanımlanabilmektedir. Söz konusu bu resimlerle, Batı Avrupa’daki Demir Çağı’na tarihlenen Fransa-İspanya’daki mağara resimleri arasındaki fark; Latmos resimlerindeki ana temanın insan olmasıdır; ancak insan, burada birey olarak değil, topluluğun bir üyesi olarak betimlenmiştir. Betimlemelerde, insanlar arasındaki cinsiyet özelliği, çok sayıdaki erkek ve kadın çift resimlerinden de anlaşıldığı üzere, önplanda yer almaktadır. aile ve hayatı devam ettirebilme, ya da genel anlamda tanımlamak istersek bereketliliktir bu resimlerde söz konusu olan. Bu yorum, eski Anadolu dağ ve yağmur kült merkezindeki Latmos Dağı’nın zirvesindeki kaya resimlerinin konumuna da tam uymaktadır. Latmos kaya sanatının tekil resim dili, gittikçe daha çok tarım ve hayvancılıkla geçinen, yerleşik hayata geçmiş bir topluma ait, yeni bir sembol dünyasını temsil etmektedir. Bereketli Hilal’in dağlık sınır bölgesinden, güney Levant ve yukarı Mesopotamya’ya, daha sonra ise Orta Anadolu üzerinden Batı ve Ege’den Avrupa’ya kadar yayılan bu yeni yaşam tarzı; Anadolu’un hiç bir yerinde, Latmos kaya resimlerinde olduğu gibi, eşi bulunmaz özelliklere sahip değildir. Bu nedenle Anadolu’nun batı kıyıları, sadece Levant, Yukarı Mesopotamya; doğuda Orta Anadolu ve batıda Ege’nin neolitik ve kalkolitik merkezleri arasında bir geçiş bölgesi değil, aynı zamanda bu resimler sayesinde kendine ait özgü bir karakter de ortaya koymaktadır.

Latmos kaya resimlerini geniş bir kamuoyuna sunabilmek amacıyla Alman Arkeoloji İnsitüsü adına Annelies Peschlow-Bindokat ve Petra Müller’in ortak çalışmasıyla gezici bir sergi düzenlendi. Sergi 2003 yılı ocak ayında Berlin’de açıldı ve Almanya’daki farklı sergi noktalarından sonra (Bonn, Freiburg, Oldenburg) İtalya’da (Roma, Lecce, Napoli, Ferrara, Erto, Bozen) sergilendi. Muğla eski Valisi sayın Dr. Lale Aytaman’nın girişimleri ve o dönemdeki Almanya’nın Türkiye Büyükeleçisi Ali İrtemçelik’in yardımları ve özellikle Ömer Koç’un başkanı olduğu Vehbi Koç Vakfı’nın destekleriyle sergi Türkiye’ye taşındı. Önce İstanbul, Ankara ve son olarak da Muğla’da sergilendi. Sergi sonrasında da tüm görsel malzemeler, Alman Arkeoloji İnstitüsü’nün hediyesi olarak Türkiye Cumhuriyeti’ne verildi. Serginin bundan sonra Muğla Üniversitesi’nin yapmayı planladığı müzede sürekli olarak sergilenmesi planlanmaktadır.

Başlangıçta diğer Avrupa ülkelerinde de gösterilmesi planlanan diğer sergiler, finansi nedenlerle gerçekleştirilemedi. Bunun yerine, sergideki resim ve metinlerin internet ortamına taşınmasına karar verildi. Bunu yapmaktaki amaç, şimdiye kadar uzmanlar kadar konuyla ilgilenen amatörleri de büyüleyen Latmos resim dünyasını, daha geniş bir kitleye sunmak ve bu konudaki tartışmaları canlı tutmaktır.

Latmos Felsbilder.de

Reklamlar