Bilimden anladığı tüccarlık ve müteahhitlik

Bilimde ilerleme için her ilde “bilim merkezleri” kurulacağını açıklayan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Ergün, daha çok inşaat maliyetlerine değindi. Eğitim kurumları cemaatlere teslim edilir ve bilimsel düşünce dışlanırken, Ergün teknoloji transferini bilimsel üretim diye halka yutturmaya çalışıyor.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Türkiye’nin bilimde ilerlemesi için her ilde “bilim merkezleri” kurulacağını açıkladı. Bu merkezlerin inşası için koydukları hedefleri anlatan ve belediyelere çağrıda bulunan Ergün, bilim ve teknoloji politikaları konusunda tek bir kelime etmedi. Ergün’ün sözlerinden bu merkezlerin batıdan teknoloji ithalatı için bir aracı konumunda olacağı anlaşılıyor.

İnşaat yaparak bilim
Ergün konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

”Ülkemizi bilim ve teknoloji konusunda da lider ülkelerden birisi yapmalıyız. Bunun için bilim merkezlerini çok önemsiyoruz. Bakanlığımız, TÜBİTAK ve yerel yönetimlerin işbirliğinde hayata geçirilecek Bilim Merkezleri projeleri ülkenin bilim ve teknoloji ihtiyacını karşılayacak. Bilim Teknoloji Yüksek Kurulu’nda büyükşehir için 2016 yılı, 81 yıl için 2023 yılda diye görüşüldü ama bunu daha erkene çekebiliriz. Gerekli enerji ortaya koyarsak iki yıl içerisinde tüm büyükşehirlerde, 5 yıl içerisinde ise tüm illerimizde Bilim Merkezleri olacak.”

Bu konuda belediyelere çağrı yapan Ergün’ün sözleri, bilim merkezlerinin kurulmasını bir tür “bayındırlık” faaliyeti olarak gördüğünü gösteriyor.

“Belediye başkanlarımız spor salonları ve yüzme havuzlarına verdikleri önem kadar, bilim merkezlerine önem vermezse hata yaparlar. Kim elini çabuk tutarsa o önce yararlanacak. Alt yapı, bina ve çevre düzenlemesi sizden, işin teknik donanımı sağlamak bizden. Elini çabuk tutan projede öncelikli olacak. Bu iş topluma, gençliğe yapılabilecek en önemli işlerin başında geliyor. Gelecek bilim merkezlerinde.”

Büyük bir proje olarak ortaya attığı bilim merkezleriyle ilgili başka bir şey söylemeyen Ergün, bu merkezlerin ne tür faaliyetler yürüteceği, nasıl bir bilim politikası geliştireceği, nasıl kadroların istihdam edileceği gibi kritik noktalar hakkında bir tek kelime bile etmiyor. Yukarıdaki ifadeler, Ergün’ün asıl olarak binaların inşasına odaklandığını gösteriyor. Öte yandan, bu merkezler için belediyelerin göreve çağrılması bile soru işaretleri uyandırıyor, çünkü gerçek bilim ve teknoloji araştırma merkezleri kurulması için gerekli kaynaklar belediyelerin bütçelerinin çok üzerinde.

Ergün bilimden ne anlıyor?
Ergün’ün konuşması bilim politikaları açısından başka soru işaretleri de barındırıyor. Birincisi, temel bilimlerin ve sosyal bilimlerin geliştirilmesine hiç değinmeyen Ergün’ün bilimden anladığı şeyin teknolojiyle aynı olduğu, ikisini eşanlamlı kullandığı anlaşılıyor. Yüksek maliyetli araştırma laboratuarları gerektiren temel bilimler araştırmalarının nasıl hayata geçirileceği konusunda Ergün tek bir kelime bile etmedi.

Dikkat çeken bir diğer nokta ise, Ergün’ün teknoloji geliştirmeyle ilgili olarak da hiçbir şey söylememesi. Açıklamadan, düşük bütçelere sahip bilim merkezlerinin ağırlıklı olarak batıdan teknoloji ithalatı ve bunların yerelliğe uyarlanması için aracı olarak faaliyet yürüteceği anlaşılıyor. Öte yandan, projelere yapılan vurgu, bu merkezlerin proje fonlarından para kapmak için yarışmalara sahne olacağını da gösteriyor.

Bilim Tayyip’in himayesi altındaymış
Ergün’den sonra konuşan TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Yücel Altunbaşak, Ergün’ün konuşmasındaki tuhaflıkları gidermeye çalıştı ve “Her ilimize Bilim Merkezi kursak bile hala birçok ülkenin gerisinde kalıyoruz” dedi.

Gülen cemaatine yakınlığıyla bilinen ve daha önce TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’ndeki rektörlük görevi için ABD’den getirilen Altunbaşak, bilimin Başbakan Erdoğanın himayesine girdiğini söyledi ve şöyle konuştu:

“Türkiye’de 2004 yılında yapılan Bilim Teknoloji Yüksek Kurulu’nda (BTYK) Başbakanımız bu alanı himayeleri altına almış. Bu tarihten sonra bu alandaki sistematik çalışmalar hız kazandı. 2008’de TÜBİTAK büyükşehir belediyelerine yönelik ‘Bilim Merkezi Kurulması Çağrısı’na Konya Büyükşehir Belediyesi olumlu yanıt verdi. 2011’de yapılan son BTYK’da ise 2016 yılı itibariyle tüm büyükşehirlerde ve 2023 itibariyle de tüm illerde Bilim Merkezleri kurulmasına karar verildi. Her ilimize Bilim Merkezi kursak bile hala birçok ülkenin gerisinde kalıyoruz ama sevindirici olan geç de olsa bu işlere başlamış olmamız.”

(soL – Haber Merkezi)

Reklamlar