Goril genomu dizilendi: Ortak neyimiz var?

Geçtiğimiz günlerde araştırmacılar goril genomunu dizilemeyi (sekanslama) bitirdiler. Böylece yaşayan büyük insansı maymun cinslerinin (insan, goril, şempanze ve orangutan) genomlarının dizileme işi de bitmiş oldu. Sonuçlar insanın en yakın akrabasının şempanze olduğu bilgisini doğrulasa da, insan genomunun birçok kısmının goril genomuna benzerliğinin şempanze genomuna benzerliğinden daha çok olduğunu ortaya çıkarıyor.

Bu çalışma ile birlikte, araştırmacılar ilk kez olarak insan, şempanze, goril ve orangutan genomlarını karşılaştırma şansını bulmuş oldular. Araştırma insanın orijini hakkında eşsiz bir bilgi kaynağı sunuyor ve aynı zamanda insan evrimi, biyolojisi ve goril biyolojisi ve korunumu araştırmalarında önemli bir kaynak oluşturuyor.

Makalenin ilk yazarı olan Wellcome Trust Sanger Institute araştırmacısı Aylwyn Scally çalışma hakkında şu açıklamada bulundu: “Goril genomu önemli çünkü atalarımızın evrimsel olarak yakın kuzenlerinden ne zaman ayrıldıkları sorusuna ışık tutuyor. Aynı zamanda bizim ve yaşayan en büyük primat olan gorillerin genlerindeki benzerlik ve farklılıkları ortaya koyuyor. Genomu ortaya çıkarılan DNA, Batı Afrika düzlüklerinde yaşayan dişi goril Kamilah’dan alındı. Aynı zamanda diğer gorillerden de alınan DNA örnekleri ile goril türleri arasındaki genetik farklılıkların araştırılması amaçlandı.”

Ekip, insan, şempanze ve gorilde bulunan ve genetik farklılıkları evrimsel açıdan önemli olan 11.000 geni araştırdı. İnsan ve şempanzeler genomun büyük kısmında genetik olarak en yakın çıksa da durumun böyle olmadığı birçok bölge de bulundu. İnsan genomunun %15’lik kısmı goril genomuna şempanze genomundan daha yüksek benzerlik gösterirken, şempanze genomunun da %15’lik kısmı goril genomuna insan genomuna olduğundan daha yüksek benzerlik gösteriyor.

Ekipten Dr. Chris Tyler-Smith, “Araştırmanın türler arasındaki milyonlarca yıl süren farklılaşmayı göstermesinin yanında, ortak atadan geçen zaman içerisinde meydana gelen paralel değişikliklerdeki benzerlikleri göstermesi en önemli sonuçlardan birini oluşturuyor. İşitme duyumuzun evriminin de dahil olduğu birçok paralel genetik değişimlerin hem insanda hem de gorilde gerçekleştiğini gözlemledik. Bilimciler insan işitme sistemi ile ilgili genlerin hızlı evriminin konuşma dilinin evrilmesi ile ilgili olduğunu söylemişlerdi. Bizim sonuçlarımız bu fikir üzerinde soru işaretleri yaratıyor çünkü goril işitme sistemi genlerinin evrimi insanınkiyle aynı hızda olmuş görünüyor. Araştırma aynı zamanda türlerin birbirinden ayrıldıkları zamana da ışık tutuyor. Şimdiye kadar türlerin ayrılmasını zamanda belirli bir noktada gerçekleşen olaylar olarak düşünsek de gerçekte durum her zaman böyle olmayabilir. Türler daha geniş zaman süreçlerinde birbirinden ayrılmış olabilirler.” diyor.

Ekip, gorillerin insan ve şempanzelerden ayrılmasının yaklaşık 10 milyon yıl önce meydana geldiğini buldu. Doğu ve batı gorilleri genetik olarak tamamen ayrı olsalar da birbirlerinden ayrılmaları çok daha yakın zamanda kademeli gerçekleşen bir olay. Bu ayrım şempanze ve insanların ya da modern insan ile Neandertallerin birbirinden ayrılmaları ile karşılaştırılabilir.

Ekipten Dr. Richard Durbin, “Araştırmamız ile büyük insansı maymun cinslerinin genetik karşılaştırmaları tamamlanmış oldu. Onlarca yıldır süren tartışmalar sonunda genetik yorumlarımızın fosil kaynakları ile tutarlı oldukları sonucuna ulaşmış olduk. Bu da bize paleontolog ve genetikçilerin aynı çerçeve içinde çalıştıklarını gösteriyor. Bulgularımız yapbozun son genetik parçasını oluşturuyor: genomu çalışılacak yaşayan başka büyük insansı maymun yok” diyor.

Günümüzde goriller Orta Afrika çevresinde sadece birkaç koruma alanında yaşıyorlar. Ciddi bir tehlike altındalar ve sayıları azalmaya devam ediyor. Bu araştırma sadece insan evrimi hakkında bilgiler vermiyor; bunun yanında bu muhteşem canlının korunmasının önemini vurguluyor.

Kaynak: “What have we got in common with a gorilla?”
http://esciencenews.com/articles/2012/03/07/what.have.we.got.common.with.a.gorilla, (21.03.2012)

Hazırlayan: Deniz Şahin /  İTÜ Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü

Bilim ve Gelecek

Reklamlar