‘TÜBA evrim teorisi nedeniyle hedef oldu’

TÜBA üyeliğinden istifa eden Prof. Engin Akkaya, Said-i Nursi araştırmalarıyla tanınan Şerif Mardin’in akademi üyelik başvurusunun reddedilmesi ve evrim konusunda ortaya konulan tavır nedeniyle kurumun hedef olarak seçildiğini belirtti.

Kanun hükmünde kararnamelerle (KHK) atama yetkisinde ağırlığın hükümete geçtiği TÜBA’da yaşanan istifa depreminin ardından sular durulmuyor.

TÜBA üyeliğinden istifa eden isimler arasında yer alan Prof. Dr. Engin Akkaya, kurumun hedef olarak seçildiğini öne sürerek, bunun nedenlerinden birinin Said-i Nursi araştırmalarıyla tanınan Şerif Mardin’in üyelik talebinin reddedilmesi, diğerinin de evrim konusunda alınan kararlı tutum olduğunu savundu.

Edinilen bilgiye göre, TÜBA Başkanı ve üyelerine hitaben bir mektup kaleme alan Akkaya, TÜBA’da son yapılan düzenlemeler için, “Temel olarak gerekçe zaten belli. Siyasi erkin, bir fetih hırsıyla, ara sıra hoşlanmadığı işler yapan bir özerk kurumu ele geçirme girişimi” dedi.

TÜBA’nın hedef seçildiğini öne süren Akkaya, bunda isim vermeden Mardin’in akademi üyeliğine kabul edilmemesinin ve evrim teorisindeki tavrın etkili olduğunu savunarak şunları kaydetti:

‘Malum aday’ ve evrim

“Kişisel görüşüm şudur ki, TÜBA iki nedenle hedef seçilmiştir. Birincisi, malum adayın reddedilmesi, ikincisi de evrim konusundaki kararlı tutumu. Evrim bilimi, bir kimyacı olmama rağmen, benim özel ilgi alanımdır. 1985’te, ABD’de yüksek lisans öğrencisiyken ABD Ulusal Bilimler Akademisi’nin konu ile ilgili kitapçığını tercüme ettim ve yayınlattım. Daha sonra TÜBA tarafından yayınlanan 2. baskısı için de katkıda bulundum. Evrim konusundaki tutum, benim için bilim adamlığının turnusol kâğıdıdır. Herhangi bir ikircikli tavrı kabul edemiyorum. Hepinizin bildiği gibi evrim, en sağlam bilimsel kuramlardandır.”

TÜBA’da KHK’lere tepkinin Yeni Akit gazetesinde “TÜBA’da Ateist Kalkışma” başlığıyla duyurulduğunu anımsatan Akkaya, “İşte hedefler budur, zihniyet budur. Arzu edilen ‘çoğunluk’, kısa süre içinde tesis edilecek ve birkaç olması düşünülebilir adayın yanında, yüzlerce yeni ve güçlü bağlantıları olan üye, belki yirmi yıldır, belki cumhuriyetin kuruluşundan beri yürütülen reaksiyoner bir kampanyanın nihayetinde, ‘hak ettikleri’ yerlerini alacaklardır genel kurulda” dedi.

Son KHK ile Bakanlar Kurulu’nun TÜBA’daki atama yetkisinin TÜBİTAK Bilim Kurulu’na devredildiğini anımsatan Akkaya, şöyle devam etti:

“Düzeltilmiş ve yüze göze bulaştırılmış yeni KHK’de Bakanlar Kurulu yerine Bilim Kurulu’nun üye atayacak olması içinizi rahatlatıyor mu? Bilim Kurulu üyeleri arasında, TÜBA üyelerini ve belki bir bilim adamını daha bir kenara koyarsak, bilim adamı niteliğiyle öne çıkan başka birisini tanıyor musunuz? Ben tanımıyorum. ‘Bilim’ kurulunda, 12 kişi arasında bir matematikçi, bir kimyacı var.”

TÜBİTAK Bilim Kurulu’nun TÜBA’daki yeni atamalar için çalıştığını belirten Akkaya, şunları dile getirdi:

‘Hep alıştıra alıştıra…’

“Atanacak ilk grup, emin olun en az tepki toplayacak olanlardan özenle seçileceklerdir. Aparatçıklar ise yavaş yavaş yerleştirilecektir. Hep alıştıra alıştıra… Ben de bugüne böyle bir not düşmek istedim işte, ‘TÜBA düşerken ne yaptın Engin Hocam?’ diye bir genç akademisyen sorarsa 20 yıl sonra, söyleyecek bir iki sözüm olsun diye. Umutsuzluğa kapılmaya gerek yok, hiçbir dönem sonsuza kadar sürmeyecektir. Belki üçüncü akademide tekrar bir araya geliriz, kim bilir?”

Milliyet

Reklamlar