Türkiye’de Bir İlk: Uluslararası Evrimsel Biyoloji Öğrenci Kongresi

Bir yanda Marmara Üniversitesi’nde evrim karşıtı sempozyum yapılacağı duyurulurken, diğer yanda ODTÜ Biyoloji ve Genetik Topluluğu çok önemli bir evrim kongresine hazırlanıyor.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Biyoloji ve Genetik Topluluğu (BİYOGEN), bu yıl Türkiye tarihinde ilk defa düzenlenecek olan Uluslararası Evrimsel Biyoloji Öğrenci Kongresi (International Student Congress of Evolutionary Biology, ISCEB) isimli bir etkinliğe imza atacak. Etkinliğin birçok açıdan önemi bulunuyor. Marmara Üniversitesi’nde evrim karşıtı tutum, bilimsel açıdan hiçbir güvenilirliği ve saygınlığı olmayan kişilerin katılımıyla bilimsel bir görüntü altında halka sunulurken, ODTÜ öğrencileri dünyanın dört bir yanındanki üniversitelerin evrimsel biyoloji bölümlerinden ağırlayacakları araştırma görevleri ve profesörler ile evrim çalışmalarının, akademik alandaki yeri ve önemini vurgulamayı hedefliyor.

29-30 Eylül ve 1 Ekim 2012 tarihlerinde, toplamda 3 gün sürecek etkinliğin baş konukları yurt dışındaki üniversitelerden Doç. Dr. Martin Hanczyc ile Prof. Dr. Eva Jablonka. Ayrıca etkinlikte ülkemizin önde gelen bilim insanlarından Prof. Dr. Aykut Kence, Doç. Dr. Meral Kence, Doç. Dr. Ergi Deniz Özsoy gibi isimler de yer alacak. Etkinlikte davetli konuşmacıların haricinde, dünyanın dört bir yanından evrimsel biyoloji alanından araştırmacılar da sunumlarıyla katkı koyabilecekler. İnsan evrimi konusunda dünya çapında tanınmış Prof. Dr. Stephen Oppenheimer, uyarlanım ve cinsel seçilim konusundaki deneyleriyle dünya çapında ses getirmiş Prof. Dr. John Endler, evrim eğitimi konusunda tüm dünyada çalışmalar yürütmekte olan Prof. Dr. Kenneth Miller gibi tanınmış bilimcilerin yer alacağı bilimsel kurul tarafından belirlenecek sunumlar katılımcılarla buluşabilecek.

Etkinlikle ilgili olarak ODTÜ BİYOGEN yönetim kurulu üyelerinden Çağrı Mert Bakırcı’dan bilgi ve görüş aldık.

Çağrı Mert Bakırcı kimdir?
ODTÜ Makina Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi ve ODTÜ Biyoloji Bölümü öğrencisi olan Çağrı Mert Bakırcı, 2000 senesinden beri evrimsel biyoloji alanında popüler ve akademik olarak araştırmalar yapmakta. Asıl ilgi ve araştırma alanı biyorobotik ve etolojidir (hayvan davranışları bilimi).

Ülkemizde ilk defa doğrudan evrimsel biyoloji başlığıyla bir “uluslararası” öğrenci kongresi yapılacak. (Hacettepe Biyoloji Topluluğu’nun gerçekleştirdiği Evrimsel Biyoloji Öğrenci Kongresi’yle ilgili soL-bilim haberi için ayrıca bkz.) Bu kongrenin önemi nedir bize biraz anlatır mısınız?

Evrimsel biyoloji, modern bilimin en güçlü ayaklarından biridir. Birçok bilim insanı, evrimsel biyolojiyi ‘modern bilimin bütünleştirici harcı’ olarak tanımlar. Ülkemizde ise bu bilim dalı halen hak ettiği değeri görmemektedir. ISCEB, ülkemizdeki bilimsel araştırmaların dünya standartlarına erişebilmesi açısından ve halkımızın bilime bir adım daha fazla yaklaşabilmesi açısından çok büyük bir fırsattır. Umuyoruz ki etkinlik, hedeflendiği gibi sonuçlar elde edecektir ve halkımızın, dünyanın bilim konusunda şu anda olduğu yeri görmesini sağlayacaktır.

Davetli konuşmacılar arasında Dr. Hanczyc ve Dr. Jablonka gibi Evrimsel Biyoloji alanında tanınmış isimler yer alıyor. Bilmeyenler için bu iki ismin çalışmalarından ve kongre kapsamında gerçekleştirecekleri konuşmalardan biraz bahsedebilir misiniz?

Dr. Hanczyc, dünyanın en yoğun olarak takip edilen seminer organizasyonları olan TED Talks’ta ilan ettiği laboratuvarda canlı yaratma deneyi ile bilim dünyasına bomba gibi düşmüştü. Tamamen cansız, organik molekülleri laboratuvar ortamında çeşitli oranlarda birbirine karıştırarak, sıfırdan, ilkin canlılar benzeri davranışlar sergileyen, besin arayan ve bulduğunda tüketebilen ve hatta amitoz ile (rastgele bölünme ile) çoğalabilen “canlılar” yaratmıştı. Bilim karşıtı çevrelerce korku ile karşılanan bu çalışması, ülkemizde ne yazık ki pek ses getirmedi. ISCEB’in Türkiye için önemini şöyle anlayabiliriz: Hanczyc, ODTÜ’deki etkinlikte de bu deneyini canlı olarak tekrar edecek ve gözlerimiz önünde, cansız maddelerden canlı benzeri hücresel yapılar yaratacak. Sanılabileceğinin aksine bu büyücülük değil, bilimin ta kendisi. Artık bilimde bu noktadayız, ancak halkımız bunun farkında bile değil. İnsan Genom Projesi’nden Prof. Dr. Craig Venter, sıfırdan yapay DNA yaratarak, içi boşaltılmış (bir nevi “öldürülmüş”) hücreyi kendi yarattığı DNA’sı ile hayatta tutmayı başardı. ISCEB, bunların öğrenilmesi açısından da önem taşımaktadır. Öte yandan Prof. Dr. Eva Jablonka, özellikle epigenetik (çevresel unsurların genetik işleyişe etkisi) konusunda yaptığı çalışmalarla dünya çapında bilinen bir kişi. Üstelik araştırmaları arasında yer alan kültürel evrim konusu da, insanı “insan” yapan evrimsel süreçleri aydınlatma açısından büyük önem taşıyor. Bu, günümüzde en çok tartışılan ve araştırılan konulardan biri. Dolayısıyla ISCEB, halkımızın dünya bilimine yetişebilmesi için önemli bir fırsat.

Tabii bu bir öğrenci kongresi. Yani davetli konuşmacılar haricinde evrimsel biyoloji alanında çalışmalarını sürdüren öğrencilerin de bilgi paylaşımında bulunabileceği çok değerli bir ortam. Kongreye katılım sürecinin öğrenciler için nasıl işleyeceği konusunda biraz bilgi verebilir misiniz? Katılımcıları kongre öncesinde, sırasında ve sonrasında neler bekliyor?

Kesinlikle, etkinliğin ana temasını halen “öğrenci” ya da “araştırma görevlisi” konumundaki davetliler oluşturacak. Dünya’nın dört bir yanından gönderilecek araştırma özetleri, yine ODTÜ BİYOGEN tarafından oluşturulan ve içerisinde şimdilik Prof. Dr. Stephen Oppenheimer (Oxford Üniversitesi), Prof. Dr. John Endler (Deakin Üniversitesi), Prof. Dr. Kenneth Miller (Brown Üniversitesi), Prof. Dr. Eva Jablonka (Tel Aviv Üniversitesi), Prof. Dr. Aykut Kence (ODTÜ), Doç. Dr. Martin Hanczyc (Güney Danimarka Üniversitesi), Doç. Dr. Meral Kence (ODTÜ), Doç. Dr. Ergi Deniz Özsoy (Hacettepe Üniversitesi) gibi isimlerin bulunduğu bilim komitesince değerlendirilecek ve sunulmaya değer bulunanlar etkinlikte yer alacak. Bu sunumlar, günümüz modern biliminde Evrim Kuramı’nın ne kadar büyük bir rolü olduğunu ve evrimsel biyoloji olmaksızın birçok bilim dalında kapsamlı gelişmelerin olmasının mümkün olmadığını göstermeye yarayacak. Dahası, etkinlikteki sunumlar, dünya çapındaki yüzlerce üniversiteden, binlerce araştırmacının evrimsel biyoloji konusunda aktif olarak araştırma yürüttüklerinin görülmesini ve birinci ağızdan dinlenmesini sağlayacak. Bunlar, hala bilim dünyasının evrim gerçeğini reddettiğini sanan zihinlere, hatalarını görmek için bir fırsat olacak. Etkinliğin belki de tek olumsuz yanı, yurtdışından gelen yüzlerce araştırma görevlisine ev sahipliği yapacağı için dilinin İngilizce olacak olması. Ancak bu sorunu, sunumların Türkçelerini de eş zamanlı olarak yansıtarak çözmeyi düşünüyoruz. Daha önceki etkinliklerimizde böyle yaptık ve oldukça başarılı oldu. Sanıyoruz bu bir sorun yaratmayacaktır.

Biraz da etkinliği düzenleyen BİYOGEN’den bahsedelim. BİYOGEN kimlerden oluşuyor, amacı nedir? İleride benzer çalışmalar planlıyor musunuz?

BİYOGEN, çekirdek kadro olarak 20 kadar ODTÜ öğrencisinden oluşuyor olsa da, aslında Türkiye çapında dev bir ailedir. Topluluğu benim gibi aslen mühendislik tabanına sahip öğrencilerden, uzun yıllardır biyoloji bölümlerinde araştırmalar yapan kişilere kadar birçok öğrenci oluşturuyor. Amacımız, ısrarla halktan uzak tutulmaya çalışılan biyolojiyi ve alt dallarını halkımıza ulaştırmaktır. Aynı zamanda, topluluğumuza katılanlara bilimsel bir vizyon kazandırmayı ve akademik kariyerlerine daha fazla yol almış olarak başlamalarını hedefliyoruz. Bunun için sayısız panel, seminer, konferans ve kongre düzenliyoruz. Örneğin Türkiye’nin en büyük sinirbilim kongrelerinden birini de ISCEB’den hemen sonra, Kasım ayında gerçekleştireceğiz, bunun da haberini verelim. Kısaca Türkiye’de biyoloji alanında ilkleri hedefleyen bir topluluğuz. Elbette sadece bu da değil. Günümüzde, giderek artan bir bilim karşıtlığı ülkemizde kol geziyor. Eş zamanlı olarak, bilime bağlı bir nesil de hızla yetişiyor ve bilimsel değerleri korumayı hedefliyor. İşte BİYOGEN olarak biz, hiçbir şahsi düşünceye bağlı kalmaksızın, sadece bilimi, bilim insanlarımızı ve bilime değer veren insanları korumak ve onlara destek olmak amacıyla da çalışmalar yürütüyoruz. Belki de BİYOGEN’i önemli kılan noktalardan en önemlisi bu…

Siz BİYOGEN’den ayrı olarak özellikle internette çok önemli bir boşluğu dolduran Evrim Ağacı oluşumunun da kurucu üyesisiniz. Biraz da Evrim Ağacı olarak neden bir araya geldiğinizden ve neler yaptığınızdan bahsedebilir misiniz?

Evrim Ağacı, BİYOGEN gibi çekirdek kadro bazında 15 civarı kişiden oluşan bir ekiptir. Uzun zaman süren planlamalarımın üzerine, Türkiye çapında Evrimsel Biyoloji konusunda bir bilinçlenme hareketi olması amacıyla Kasım 2010 senesinde kurulmuştur. Çekirdek kadrosu küçük olsa da, internet ortamında 20.000’den fazla kişiye hitap ediyoruz. Evrim Ağacı şu anda Dünya çapında değeri ve kullanımı giderek artan Facebook üzerindeki en büyük Türkçe Evrimsel Biyoloji sayfası, Dünya sıralamasında da, İngilizce sayfalar arasında ikinci sıradayız. Bunlar bizim için gurur verici. Sayfamızda (ve yakında açılacak olan internet sitemizde) hepsi benim tarafımdan yazılmış, 400’den fazla makale yayınlamaktayız ve sayı her geçen gün artıyor. Bu makaleler, sıfırdan evrim konusuna girecek kişilerin konu hakkında bilgi edinmesinden, uzun süredir bu konuda okuyup da kafasında soru işaretleri olan insanların kendilerini geliştirebilmesine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Aynı zamanda insanların aklında evrim hakkındaki ciddi yanlışları da düzeltmeyi hedefliyoruz. Anlatması zor, bu yüzden tüm okurlardan sayfamıza göz atmalarını tavsiye ediyorum. Tabii Evrim Ağacı bu kadar da değil. Türkiye çapında birçok şehirde, birçok lise ve üniversitede Evrim Eğitimleri veriyoruz. Bu sayede eğitim sistemimizin eksiklerini kapatmaya çalışıyoruz. Bu çalışmalarımız, Avrupa Evrimsel Biyoloji Cemiyeti (European Society of Evolutionary Biolog, ESEB) isimli büyük ekibin de dikkatini çekti ve başvurumuz sonucunda, bizi desteklemeyi kabul ettiler. Kısaca Evrim Ağacı, köklerini ODTÜ’den alan, Türkiye’ye dallarını uzatan ve artık Avrupa’ya da açılmaya başlamış dev bir aile diyebiliriz. Tam da bu noktada, soL Haber gibi bilime büyük değer veren bir platform üzerinden, bir dayanışma çağrısında bulunayım, müsaadenizle: Evrim Ağacı, Türkiye’de giderek kollarını genişletmekte olan dev bir ağaç, dev bir aile. Ancak tek ekip biz değiliz. Evrim Çalışkanları veya Üniversite Konseyleri Derneği gibi birçok ekip var. Bu ekiplerle çalışmalarımızı ortak yürütmeliyiz, birbirimizle iletişim ve dayanışma halinde olmalıyız diye düşünüyorum. Ortak projeler geliştirmeli, birimizin aklına geleni hep birlikte uygulayabilmeliyiz. Bunu yapabilecek olursak ve Türkiye’deki bilimsel uyanışı başarırsak, çok güzel ve çok farklı yarınlar görebiliriz. Bu, sanıyorum ki herkesin ortak temennisi.

Teşekkür ederiz. Kayıtları henüz başlamamış olan etkinlikle ilgili gelişmeler www.isceb.org adresinden takip edilebilir.

(soL-Bilim)

Reklamlar