Vahşi kediler Güneydoğu’da evcilleşti

New York Times’ın haberine göre, bugün sayıları 600 milyonu bulan ev kedilerinin ilk örnekleri Güneydoğu Anadolu ve Irak’ta bulundu. İlk evcil kedinin Yakındoğu vahşi kedileri olduğu tahmin ediliyor.

Binlerce yıl önce Yakındoğu’da bir yerlerde görkemli bir vahşi kedi, buğday ve arpayı ilk olarak işleyen, ilk yerleşik insanların kaba köylerinden birine girdi. Burada, bölgedeki yırtıcıların pekçoğundan, örneğin sırtlanlardan ve daha büyük kedilerden saklanabildi ve kendini güvende hissetti. İnsanların evlerine ve tahıl ambarlarına giren kemirgenler karnını doyurmaya yetiyordu. Böylece orada kalmayı hak ettiğini düşünen insanlar ona tahammül ettiler ve çocuklar, bu vahşi kedinin yavrularını büyük bir neşeyle karşıladı. O ve onun gibi en az beş farklı türden dişi vahşi kediler, bugün sayıları 600 milyonu bulan ev kedilerinin ilk örneği olarak vahşi hayattan yerleşik hayata geçişi sağladılar.”

Bu senaryonun bilimsel bir temeli de var. Ulusal Kanser Enstitüsü’nden Carlos A. Driscoll ve çalışma arkadaşları, altı yılı aşkın bir süre boyunca İskoçya, İsrail, Nambiye ve Moğolistan gibi birbirinden oldukça farklı ülkelerden vahşi kedi türlü topladılar ve bu kedilerin DNA’larını binlerce ev kedisininkiyle karşılaştırdılar.

ATALARI YAKINDOĞU VAHŞİ KEDİSİ
Eski Dünya üzerinde, beş farklı vahşi kedi türü bulunuyor. Bunlar, Avrupa vahşi kedisi, Yakındoğu vahşi kedisi, Güney Afrika vahşi kedisi, Orta Asya vahşi kedisi ve Çinli çöl kedisi. Herbirinin DNA modeli, farklı bir kümeye denk düşüyor. Bütün ev kedilerinin DNA’sı, Yakındoğu vahşi kedisinin kümesiyle uyuşuyor. Science dergisinin internet sitesinde yayımlanan bir raporda da, ev kedilerinin atasının Yakındoğu vahşi kedisi olduğu ifade ediliyor.

Araştırmacılar, ev kedilerinin DNA’sına en yakın vahşi kedi DNA’sının İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Bahreyn’den toplanan 15 kediden geldiğini söylüyor. Araştırmadaki ev kedileri, dişilerden geçen mitokondriyal DNA’larına göre beş farklı aileye denk düşüyor. Kedi kalıntıları bulunan en eski arkeolojik alan 9.500 yıl öncesinde olduğu bilindiğinden genetikçiler, bu beş ailenin ilk örneklerinin bu dönemlerde yaşadığını ve evcilleştirilen ilk kedileren olduklarını ileri sürüyorlar.
Yakındoğu’da buğday, arpa ve çavdar yaklaşık 10.000 yıl önce işlenmeye başlamıştı. Bu dönemlerde bölgedeki tahıl ambarlarına farelerin ve sıçanların girdiğini tahmin etmek çok zor değil. İlk neolitik yerleşkelerde yaşayanlar, bu kemirgenleri kontrol etmeye yardımcı oldukları için kedileri köylerine kabul etmiş olmaları da oldukça mümkün.

KENDİ KENDİLERİNİ EVCİLLEŞTİRDİLER
İnsanlar tarafından evcilleştirilen diğer evcil hayvanların aksine kediler muhtemelen kendi kendilerini evcilleştirdiler. Bu da onların soyundan gelenlerin neden bağımsızlıklarına bu kadar düşkün olduğunu açıklıyor. Dr. Driscoll, “Kediler kendilerini yeni bir çevreye uydurmuşlardır, yani evcilleşme isteği insanlardan değil kedilerden gelmiştir” diyor. Driscoll’a göre kediler, “insanların kültürel ergenliğinin göstergeleridir” çünkü kedilerin insan hayatına girdikleri dönem, insanların avcılık-toplayıcılıktan yerleşik hayata geçtikleri o zor döneme denk geliyor.

Yakın zamana kadar kedilerin, kült olarak kabul edildikleri Eski Mısır’da evcilleştirildiğine inanılıyordu. Ancak üç yıl kadar önce, Jean-Denis Vigne liderliğinde bir grup Fransız arkeolog, Kıbrıs’daki, neolitik döneme ait bir kazı alanında sahibiyle birlikte gömülmüş sekiz aylık bir kedinin kalıntılarını keşfetti. Akdeniz’deki bu adada o dönemde, kendi evcil hayvanlarını beraberinde getiren Türk kökenli çiftçiler yaşıyordu. Kedilerin de onlara ait olduğu düşünülüyor çünkü Kıbrıs’a özgü vahşi kediler olduğuna dair hiçbir kanıt bulunmuyor.

TÜRKİYE’NİN GÜNEYDOĞUSU VE IRAK
Bu gömünün tarihi, Mısır uygarlığının çok çok öncesine dayanıyor. Yeni genetik kanıtların da ışığında bakıldığında, kedilerin evcilleşmesi bağlam değiştiriyor. Kedilerin ilk kez, Türkiye’nin güneydoğusundan Irak’a kadar uzanan “Bereketli Hilal” (Fertile Crescent) bölgesinde, tarımın başladığı dönemlerde evcilleştiği düşünülüyor.

36 FARKLI TÜR YOK OLMAK ÜZERE
Kedi familyasının genetiği konusunda uzman ve Science dergisindeki raporun yazarlarından biri olan Dr. Stephen O’Brien, kedinin evcilleştirilmesini “biyolojik tarihin en önemli deneylerinden birinin başlangıcı” olarak tanımlıyor çünkü bugün dünya üzerindeki ev kedilerinin sayısı yarım milyarı geçerken, kalan 36 farklı kedi türü ve pek çok vahşi kedi yok olma tehdidi altında. 

Ntvmsbnc

Reklamlar