İlk Kıbrıslılar bulundu

KKTC’de 10 bin yıllık, bir erkek ve bir de kadına ait kalıntılar ortaya çıkarıldı.  KKTC ‘deki Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Arkeoloji, Kültürel Miras ve Konservasyon Merkezi, TÜBİTAKdestekli yürüttüğü Tatlısu Çiftlikdüzü kazılarında Kıbrıs’ta yaşayan ilk insanlara ait kemik kalıntılarına ulaşıldığını açıkladı.

UKÜ’den yapılan açıklamada, ilk Kıbrıslılardan iki farklı kişiye ait kemiklerin birinin 20 yaşlarında 150 cm boyunda bir kadına, diğerinin ise 30’lu yaşlarda bir erkeğe ait olduğunun tespit edildiği belirtildi.

UKÜ Arkeoloji, Kültürel Miras ve Konservasyon Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Müge Şevketoğlu, Tatlısu’da yaptıkları kazılar sonucu Kuzey Kıbrıs’ta eskiye ait “ilk kez” insan kemiklerine ulaşıldığını ifade etti.

Tatlısu – Çiftlikdüzü’nde bulunan M.Ö. 8.400 yıllarına ait insan iskeleti kalıntıları ile ilgili bilgi veren Şevketoğlu, şunları söyledi:

“Tatlısu’da bulunan dağınık kemik parçaları arasında, çene kemiği, kafatası parçaları, el ve ayak parmakları, vertebralar ve diğer kemiklerden yola çıkarak incelemeler yaptık. İlk Kıbrıslılar’dan iki farklı kişiye ait kemikler üzerinde yaptığımız incelemeler sonucu dişlerin sağlıklı olması, daha önce yapılan botanik çalışmalardan bilinen tahılların yumuşak yiyeceklerden oluşan bir diyetleri olduğunu ortaya koymuştur.”

“Tatlısu Çiftlikdüzü’nün, Kuzey Kıbrıs’ın şu ana kadar keşfedilmiş on bin yıl öncesine tarihlenen en eski yerleşim yeri olduğunu” belirten Yrd. Doç. Dr. Müge Şevketoğlu, Tatlısu Belediyesi sınırları içerisinde yer alan, denize yakın konuşlandırılmış yerleşim yerinde şimdiye kadar yapılan kazılarda, taş ve kerpiçten yapılmış yuvarlak planlı evler ve alçı sıvalı tekneler bulunduğunu söyledi.

Şevketoğlu buluntular arasında ayrıca balıkçı oltaları, taş ve deniz kabuğundan kolye ve benzeri takılar ile Orta Anadolu menşeli binlerce volkanik cam olan “obsidyenden” kesici aletler bulunduğunu aktardı.

İnsanların yaptığı aktiviteleri geride bıraktıkları eserlerden anlamanın mümkün olabileceğini belirten Müge Şevketoğlu, yaşamın insanlar üzerinde bıraktığı etkileri, fizyolojisini ise sadece insan kemiklerinden öğrenilebildiklerini kaydetti. Şevketoğlu arkeolojik eserler üzerine birçok kaynak ve yazı olmasına rağmen arkeolojik kazılarda bulunan insan kemikleri ve kemiklerin incelenmesinden yorumlanan hastalıklar hakkında çok az bilgileri olduğunu belirtti.

Kıbrıs kazılarında, kemiklerin, doğal şartlar ve iklim faktörlerinden dolayı günümüze kadar korunamadığını ya da çok kötü durumda bulunduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Müge Şevketoğlu, bunun başlıca sebebinin asitli toprak altında organik kemiklerin korunamamaları olduğunu söyledi.

Şevketoğlu, kazılarda çok az miktarda bulunan kemiklerden de o dönemin ölü gömme veya gömmeme adetlerinin, kültürün yansımasından olabileceğini ve bunun da kemiklerin günümüze kadar korunamamasının bir diğer sebebi olduğunu belirtti. (aa)

Radikal

Reklamlar