Prof. Uysal’la ‘Evrimsel Tıbbın İlkeleri’ üzerine

Çeviri editörlüğünü Prof.Dr. Battal Çıplak, Prof.Dr. Oğuz Kerim Başkurt ve Prof.Dr. Hilmi Uysal’ın yaptığı Evrimsel Tıbbın İlkeleri kitabı çok önemli bir boşluğu doldurmak üzere raflardaki yerini aldı. Kitapla ilgili Prof. Dr. Hilmi Uysal’la söyleştik.

Çeviri editörlüğünü Prof.Dr. Battal ÇIPLAK (Akdeniz Üniversitesi, Fen Fakültesi), Prof.Dr. Oğuz Kerim BAŞKURT (Koç Üniversitesi, Tıp Fakültesi) ve Prof.Dr. Hilmi UYSAL (Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesi) üstlendiği Evrimsel Tıbbın İlkeleri kitabı çok önemli bir boşluğu doldurmak üzere raflardaki yerini aldı. Kitabın Palme Yayıncılık tarafından yapılan Türkçe baskısının içerik, sunum ve dil olarak sağlık bilimciler başta olmak üzere her canlı bilimcinin, hatta canlı bilimlerinde uzmanlığı olmayan çok sayıda okurun anlayacağı nitelikte olduğu görülüyor. Özellikle evrimsel biyolojinin ne kadar etkin araçlar sunduğunu merak edenlerin ayrı bir ilgi duyacağı bu kitabı biyolojik olarak kendini tanımak isteyen herkese bu kitabı okumalarını öneriyoruz. soL Bilim olarak kitabın çeviri editörlerinden Prof. Dr. Hilmi Uysal’ın konuyla ilgili görüşlerini aldık:

“Evrimsel Tıbbın İlkeleri” isimli kitabın çeviri editörlerinden birisiniz. Evrimsel tıbbın ne olduğunu kısaca açıklayabilir misiniz?
İnsan bedeninin hastalıklarını anlamak ve hatta tedavi edebilmek için organizmanın nasıl oluştuğunu, nasıl evrildiğini yani o organizmanın tarihini ve ne gibi kritik aşamalardan geçip bu halini aldığını da bilmek gerekiyor. İşte “Evrimsel Tıp”, evrimsel biyolojinin bir alt dalı olarak gelişti. Bu alandaki çalışmalar sanırım günlük hasta pratiğimizde de giderek daha çok yer alacak.

Evrimsel Tıbbın İlkeleri üç kısımdan oluşmaktadır: İlkinde, özgül örnekler kullanarak, insan sağlığı ve hastalığına evrimsel ilkelerin uygulanmasına ilişkin sistematik bir yaklaşım sunulmaktadır. Bu kısım evrimsel süreçler, moleküler evrim, insanların evrimi, yaşam öyküsü teorisi ve evrimsel gelişim biyolojisi ile ilgili bölümleri kapsamaktadır. İkinci kısım bu ilkelerin beslenme, metabolizma, üreme, enfeksiyon hastalıkları ve stresle mücadele etme ve insan davranışlarına ilişkin anlayışımıza uygulanmasını ortaya koymaktadır. Son kısım, pratik terimler bağlamında evrimsel tıbbın ilkelerinin tıp pratiği ve halk sağlığına nasıl uygulanabileceği konusunda genel bir çerçeve sunmaktadır.

Evrimsel tıbbın, hastalıklara ve tedavi sürecine ilişkin avantajları nelerdir, alana bakışımızı nasıl değiştirdi?
Eğer “Evrimsel Tıp” anlayışıyla bakabilirsek bazı kavramları daha iyi yerli yerine oturtabileceğiz. Örneğin hastalık ve sağlık kavramı. Süt proteinini erişkin yaşlarda yıkamamamızı bir hastalık olarak tanımlayabiliyorduk. Ancak şimdi artık anlıyoruz ki bu evrimsel gelişmemiz aşamasında doğal olan bir özelliğimiz. Yani bir hastalık değil. Süt proteinini parçalayabilen enzimleri sentezleyebilenler aslında bir mutasyona sahip olanlar. Çok ilginç ki bu bizim hayvancılığa başladığımız ve sütü yiyeceklerimiz arasına kattığımız yıllarda gerçekleşen bir öykü, yani 8.000-10.000 yıl öncesinin bir öyküsü. İnsan bedeninin birçok özelliğini ve çevresi ile olan ilişkisini anlamak için evrimsel tıbbın kavramlarına gereksinimiz var. Örneğin şeker hastalığının ve hipertansiyonun toplumdaki olağanüstü artışını anlayabilmek gibi.

Kitapta hastalıkların evrimsel kökenini inceliyorsunuz, bu hastalıklar arasında Türkiye’de özellikle yaygın olanlar var mi, örnek verebilir misiniz?
Sıtma belki bu konuda bir örnek olabilir. Kitapta bu konuda çarpıcı bilgiler var. Bir kan hastalığı [anemi] ile sıtma arasındaki ilişki ancak evrimsel tıp yaklaşımı içinde anlaşılabiliyor.

Bir tıp fakültesi öğretim üyesi olarak neden böyle bir kaynağa ihtiyaç olduğunu düşündünüz? 
Hekimler tüm meslekler içinde nesnelliğin en gerekli olduğu bir meslektir diyebiliriz, uçak pilotları gibi. Mesleğin zorluğu hem nesnel olup hemde insancıl ve etik olmak ve her bireyi ayrı kendine özgü ve biricik olarak değerlendirme bütünlüğünü gösterebilmektir. Bu hem bilimsel yöntemi kullanıp, yani bir hastalığı yakınma ve bulgulara göre, bilimsel ölçütlerle tanıyıp, bir insanla ilişkide olarak onun yaşamına danışmanlık yapabilmek, kararlarına katılmak hatta karar önerilerinde bulunmaktır. Dolayısıyla evrimi en iyi anlayanlar hekimlerdir diyebiliriz. İster bilincinde olsunlar ister olmasınlar. Zaten mesleki eğitim ve yaşamında evrimsel bulguları kullanıyoruz. Şimdi “Evrimsel Tıp” bilim dalı insana ve insanlığa bir bütün olarak bakabilmemizi sağlıyor.

Teşekkürler ve iyi okumalar.

(soL-Bilim)

Reklamlar