“Maymun davası” ile “Rüzgârın mirası” filmi

2009’da doğumunun 200’üncü yılı kutlanan Darwin de; İNSAN’ın, kutsal kitapların yazdığı gibi toprak ve çamurdan halk edilmediğini; bir evrim geçirerek, maymundan insana dönüştüğünü ortaya atmıştı. Darwin’e göre, canlılar da bir evrimden geçerek, kendilerine ters gelmeyen bir değişime uğrayabilir ve çok daha değişik bir canlıya dönüşebilirlerdi…

——

Yeni bir gözlük tipi, yahut modeli çıkmış piyasaya. Doğrusu hiç haberim yoktu. Tıpkı gençlerin yolda yürürken müzik dinlemelerini sağlayan 2 kulaklığı, başlarının üstünde birbirine bağlayan hafif metalden yarım bir kavis gibi; plastikten şeffaf yarım bir kavis…
* * *
Şeffaf plastikten yarım kavisin her 2 ucunda, içe kapanmış çerçeveli birer gözlük camı…
Uçlarında gözlük camlarının bulunduğu plastikten yarım kavis bağlantıyı, başının üstünden geçirip kulaklarının üstüne koydun ve içe kapalı gözlük camlarını da açarak burnunun üstünde birbirine doğru yaklaştırdın mı; çerçeveli gözlük camları birbirine şıp diye yapışıyor.
Çünkü çerçevelerin burun üstüne rastlayan kıyıları mıknatıslı.
* * *
İstersen bu değişik tip gözlüğün camlarını birbirinden ayırıp, kulaklarının üstünden boynuna da indirebiliyorsun…
* * *
Sonra da bendeniz gibi, böylesi yeni model bir gözlüğe alışık değilseniz; gözlüğün ensenizden önünüze sarkmakta olduğunu unutup, her tarafta gözlük aramaya başlıyorsunuz:
-Acaba nereye koydum, diye.
* * *
Karl Marx ne demiş:
-Tek değişmeyen şey, değişimdir; demiş.
* * *
2009’da doğumunun 200’üncü yılı kutlanan Darwin de; İNSAN’ın, kutsal kitapların yazdığı gibi toprak ve çamurdan halk edilmediğini; bir evrim geçirerek, maymundan insana dönüştüğünü ortaya atmıştı.
* * *
Darwin’e göre, canlılar da bir evrimden geçerek, kendilerine ters gelmeyen bir değişime uğrayabilir ve çok daha değişik bir canlıya dönüşebilirlerdi.
* * *
1925 yılında ABD’nin Tennessee eyaletindeki devlete ait Dayton lisesinde, matematik ve jimnastik öğretmeni olan John Scopes; öğrencilerine Darwin’in “evrim teorisini” anlattığı için;İncil’e karşı çıkmakla suçlanmış ve hakkında kamu davası açılmıştı.
* * *
Gönüllü avukatlar savunmuşlardı kendisini.
Özel okullarda serbestçe anlatılan Darwin teorilerinin, devlet okullarında suç sayılmasının orada durmayacağını ve yaygınlaşarak, bilimsel araştırmaların önünü tıkayacağını söylemişlerdi.
* * *
Tevrat’a göre de Tanrı, tozdan topraktan ve çamurdan yaratmıştı Adem’i; cennette, sadece “iyilik-kötülük ağacının meyvelerine asla dokunmamak” koşuluyla, ne isterse yiyip içebileceğini belirterek, kendisini cenneti daha da geliştirmekle görevlendirmişti.
* * *
Adem, üstlendiği görevi yerine getirirken Tanrı’ya, bir yardımcıya ihtiyaç duyduğundan söz etmiş ve yalnızlıktan yakınmıştı.
* * *
Bunun üzerine de Adem bayıltılmış ve kaburga kemiğinden de Havva yaratılmıştı.
* * *
Adem de, Havva da çırılçıplaktılar ve her ikisi de cinsel duyguların dışındaydılar.
Birbirlerinden ne utanıyor, ne çekiniyorlardı.
* * *
Bir gün bir yılan Havva’ya, dokunulması yasaklı olan ağaçtaki bir elmayı gösterdi:
-Koparsana bak ne güzel görünüyor, dedi.
* * *
Havva elmayı koparıp ısırdı ve Adem’e uzattı.
Adem de ısırdı.
* * *
Birden cinsel bir arzu uyandı içlerinde ve çıplaklıklarından utanarak birer incir yaprağı koparıp, hemen önlerini kapattılar.
* * *
Tanrı, yasaklı ağaçtan bir elmanın koparılıp yenmesinden ötürü Adem’e çok kızdı.
Adem de:
-Havva verdi bana, dedi.
Havva ise yılanı gösterdi:
-Bana, dedi; o göstererek söyledi koparmamı.
* * *
Tanrı, ceza olarak Adem’i yeryüzüne gönderdi ve bir ömür çalışmaya mahkûm etti…
Havva’yı da, cennetten yeryüzüne kovarak, doğururken dayanılmaz acılar çekmeye mahkûm etti.
* * *
O zamana kadar dikey yürüyen yılana da, yerlerde sürünmesi cezası verildi.
Bir ceza da, cennetin denetiminden sorumlu olan tavus kuşuna verildi; o zamana kadar güzel olan sesi, berbat bir biçimde çirkinleştirildi.
* * *
Bazen orta çağda, doğum yapan kadınlara yardım eden ebeler, yakılarak idama mahkûm edilirdi; İncil’de öngörülen cezaya karşı çıktıkları için…
* * *
1925 yılında ABD’nin Tennessee eyaletindeki öğretmenin davası “Maymun davası” adıyla çok ünlendi ve bir yığın da belge ve kitap yayımlandı hakkında.
* * *
ABD’de 1950’lerdeki Mc Carthy döneminde, iyice angutlaşan solcu avcılığına karşı; Arthur Miller, “Cadı Kazanı”nı yazmış, Charlie Chaplin de ABD’yi terk etmişti.
* * *
Aynı tür yaygınlaşan sanatçı protestolarına Spencer Tracy ile Fredric March’ın başrollerini oynadıkları “Rüzgârın Mirası” filmi de katılmıştı.
* * *
Filmde o eski “Maymun davası” yeniden canlandırılıyor ve öğretmeni, inançlı bir Katolik olan Spencer Tracy avukat olarak savunuyordu.
* * *
Pazar günkü HABER TÜRK gazetesinin manşeti, hiç beklenmedik bir konudaydı ve şöyleydi:
“DARWİN CEZASI
Öğrencinin sorusu üzerine derste Darwin’i anlatan 14 yıllık öğretmene ‘Müfredat dışına çıkıp çocukların kafasını karıştırdı’ diye ceza verildi.”
* * *
Yeni gözlüğümü sevmeye başladım; gözlükler bile nasıl da değişiyor…

Çetin Altan

Milliyet

Reklamlar