Miadını dolduran Darwin mi TÜBİTAK mı?

Miadını dolduran Darwin mi TÜBİTAK mı?

Yetkililer evrimle ilgili kitapların basım ve satışını durdurmak gibi bir karar almadıklarını savunsa da TÜBİTAK Bilim Kurulu eski üyesi Prof. Dr. Alpar’ın açıklamaları bunun doğru olmadığını kanıtlar nitelikte.

TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları serisinde yer alan ve insanın evrimini bilimsel yönden inceleyen kitapların listeden tamamen çıkarılmasıyla ilgili hâlâ detaylı bir açıklama yapılmış değil.

Bianet’e konuşan TÜBİTAK Bilim Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Dr. Zeynep Ünalan, kitapları basmamak gibi bir karar almadıklarını, haklarında maksatlı bir karalama kampanyası yürütüldüğünü iddia ediyor.

“Kitapların sözleşmesi yenilenemediği ve yayınevleriyle anlaşmazlık yaşadığımız için basamıyoruz. Bu kitaplar miadını doldurmuş eski kitaplar. Sadece evrimle ilgili kitaplar değil, başka basılamayan kitaplar da var.”

Öte yandan, TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları’nı yayına başlatanlardan biri olan Prof. Dr. Mehmet Ali Alpar, Dr. Ünalan’ın “Sadece evrimle ilgili kitaplar değil, başka basılamayan kitaplar da var” sözünü “özrü kabahatinden büyük” olarak yorumluyor. Alpar’a göre, TÜBİTAK herhangi bir bilim kitabının neden artık basılmadığını açıklamakla yükümlü.

Söz konusu kitapların Türkiye’de bilimi tanıtmakta, bilime olan merakı karşılamaktaki işlevine vurgu yapan Alpar, TÜBİTAK’ın bilimle ve bilimin halk tarafından anlaşılmasıyla ilgili vizyonundan uzaklaştığı görüşünde.

Prof. Dr. Mehmet Ali Alpar, TÜBİTAK Bilim Kurulu eski üyesi. Hâlihazırda Sabancı Üniversitesi öğretim görevlisi ve Bilim Akademisi Derneği Başkanı olan Alpar, bianet’ten Ekin Karaca’ya yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.

“Kime göre miadı dolmuş?”

Prof. Dr. Alpar, Dr. Ünalan’ın “Sadece evrimle ilgili kitaplar değil, başka basılamayan kitaplar da var” sözünü “özrü kabahatinden büyük” ifadesiyle değerlendiriyor ve TÜBİTAK’ın herhangi bir bilim kitabının neden artık basılmadığını açıklaması gerektiğini ifade ediyor.

“14 Ocak akşamı TÜBİTAK web sitesinde Popüler Bilim Kitapları (yetişkinler için olanlar) listesine bakınca bu listedeki kitap sayısının 43’e indiğini ve yalnız evrim değil, vaktiyle yayınlanan biyoloji, fizik, astronomi, matematik kitaplarından pek azının listede olduğunu gördüm.

“Sitede hala duran Popüler Bilim Kitaplarının tarihçesi ile ilgili girişte ‘Popüler Bilim Kitapları insanları bilimle tanıştırmak, bilimi sevdirmek, bilimsel ve teknolojik yenilik ve gelişmeleri okuyucunun bilgisine sunmak ve bilim ve teknoloji kültürü oluşturmada öncü rol oynamak amacıyla 1993 yılında yayımlanmaya başlamıştır. Okurlardan büyük ilgi gören TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları, 455 kitapla 12.800.000’i aşan toplam baskı adedine ulaşmıştır’ deniyor. Şimdi ise tüm yayın listesi (ayni kitabın karton ve esnek kapaklı baskılarını ayrı ayrı saymazsak) 290 kitap.

“Bunun çoğunluğu 3-14+ yaş arası çocuk ve erken gençlik yani ilköğretime hitabeden kitaplar. Bunlar da tabii çok önemlidir, ama bilime meraklı yetişkinlere, lise-üniversite öğrencileri dahil, hitabeden iyi popüler bilim yayınları sadece 43 tane.

“Şimdi bu kadar çok kitap için ‘kitapların sözleşmesi yenilenemediği ve yayınevleriyle anlaşmazlık yaşadığımız için basamıyoruz’ açıklaması doğru olamaz. Dünyada yayınevleri ve telif hakları ajansları arasındaki ilişkiler çoğunlukla anlaşmazlık üzerinden yürümez, kurulmuş bir düzen vardır, anlaşmazlıklar istisnadır.

“Gelelim ‘Bu kitaplar miadını doldurmuş eski kitaplar’ iddiasına. Hangileri? Neye göre, kime göre? Mesela vaktiyle TÜBİTAK yayınları arasında bizim yayınladığımız Nobel Fizik ödüllü Richard P. Feynman‘ın ‘Fizik Yasaları Üzerine’ (The Character of Physical Law) kitabı mı? Bunun telifini TÜBİTAK devretmiş ve ayni çeviri başka bir yayınevinden 2012 de yayınlanmış bulunuyor.

“Yoksa bir süredir yeni baskıları yapılmayan ve TÜBİTAK sitesinde satışta görünmeyen DNA’yı bulanlardan Nobel ödüllü James Watson‘un ‘İkili Sarmal’ (The Double Helix) kitabı mı? Bütün bu kitaplar TÜBİTAK yayınlarında birçok baskı yaptılar. Orijinalleri de dünya dillerindeki çevirileri de birçok baskı yapmaya devam ediyorlar. İçlerinden miadı dolmuş, orijinallerinin artık baskısı yapılmayanları hangileri acaba?

“Biz bu diziyi başlattığımız zaman kitap seçimini bir kurul kitapları okuyarak yapardı. Hem klasik olmuş popüler bilim eserlerini hem son yılların yayınlarını, iyi telifli kitaplarla çevirileri, değişik zorluk düzeyinde kitapları ve bütün bilim dallarını tarardık. Kurulda bulunan TÜBİTAK çalışanları ve yöneticileri makamlarından dolayı değil popüler bilimle özel ilgilerinden ve kültürlerinden dolayı kurulda çalışırlardı. Şimdi acaba kitap seçimi veya yayından kaldırılması nasıl kararlaştırılıyor?

Kitapların yayınlanması engellenmemeli”

Kitapların basım ve dağıtımlarındaki azalma ve hatta durdurmanın kitabevleri ve TÜBİTAK’ın web sitesindeki satış listelerinden de göründüğünü belirten Prof. Dr. Alpar, kamuoyunda iyi popüler bilim kitaplarına olan talebin devam edeceği görüşünde.

“Başka yayınevlerinin bu kitapları yayınlamalarına TÜBİTAK’ın engel çıkarmaması, gecikmeye yol açmaması gerekir. Ellerindeki telif haklarının bazılarını isteyen yayınevlerine verdiklerini bazılarını ise vermediklerini duyuyoruz.

“Mesela Richard Dawkins‘in telif hakkı TÜBİTAK’ta bulunan bazı kitaplarının Türkiye’de yayının engellemeye çalıştıklarını duydum. Umarım doğru değildir.

“TÜBİTAK’a düşen hangi kitapları yayınlamaya devam edecekse bunların yeni baskılarını yakın zamanda, makul bir tempoyla bundan önce 20 yıldır yapıldığı gibi yapmak, hangi kitapları yayınlamamaya karar verdilerse bunları da açıkça ilan edip isteyen yayınevlerinin yayınlamasının önüne hiç bir engel koymamaktır.”

“TÜBİTAK bilim dışı propaganda için referans olacak”

TÜBİTAK’ın bazı kitapları yayınlamaktan vazgeçmesinin bir mesaj verdiğini belirten Alpar, TÜBİTAK’ı bilim değerleri konusunda yetkin bir referans olarak gören, TÜBİTAK’ın ne dediğine bakarak bilim hakkında değerlendirme yapan kişilere dikkat çekiyor.

“Ben iki yıl önce bir öğretmenden ‘TÜBİTAK da artık evrimle ilgili kitapları yayınlamıyor demek evrim bilimsel değilmiş buradan da belli’ şeklinde sözler duydum. Bu yaygın bir etki. Maalesef TÜBİTAK’ın bazı kitapları bir takım bahanelerle yayınlamaması halkımıza bu yanlış mesajı veriyor.

“Tıpkı Adnan Hoca ve Türkiye’deki yaratılışçıların evrim teorisinin yalan olduğunu söylerken Amerikalı yaratılışçılara atıfta bulunmaları gibi, TÜBİTAK da bilim dışı propaganda için referans olacak.”

“Yönetici onayıyla bilim kurulu yönetilmez”

Prof. Dr. Alpar, Bilim ve Teknik dergisinin Mart 2009 sayısında Darwin kapağına da müdahale edildiğini hatırlatarak, kurumda “sistem sorunu” olduğuna vurgu yapıyor.

“O olayda sistem sorunu Yayın Kurulu’nun hazırladığı derginin matbaaya giderken TÜBİTAK Başkan Yardımcısının onayından geçmesi idi. Bilim yayıncılığı bilimin kendisi gibi inceleyerek değerlendirmeye dayanır. Veto ve sansür mekanizmaları, yöneticinin onayı kisvesiyle bilim kurumları yönetilmez.

“Şimdi de kitap yayınlarının sayın yöneticisi pek de açıklayıcı olmayan gerekçelerle ortadaki durumu izah etmeye çalışıyor. Bu izahın kitapların değerlendirilmesi ile pek ilişkisi yok. Yöneticilerin talimatı ile ilişkisi belki olabilir.

“TÜBİTAK kuruluşundan beri gelen hakemlik jüri ve panellerle değerlendirme yapma geleneğini kısmen sürdürüyor. Karışık bir biçimde iyi şeyler de yapabiliyor ve çok da maddi imkanı var.

“Ama TÜBİTAK içinde ve dışında da birçok konunun, bilim dahil, o konu kendi usulünce değerlendirilerek değil hükümetin direktifleri ile peşinen bağlandığını görüyoruz.

“Evrim bir eski bakanın ifade ettiğine bakarsak sadece bir ‘teori’dir – demek ki ‘bilimde teori’ ne demek bilinmiyor. Fethullah Gülen’in yazdıklarına göre ise Kuran zaten evrimin yanlış olduğunu peşinen söylediğinden evrim konusunda kanıt aramaya gerek yok.

“Bu iklimde ve hiyerarşik yapıda bilimi istediği gibi yorumlamak, görmezden gelmek, Türkiye için sanal bir ‘bilim’ nosyonu icat etmek, temel bilim olmadan teknoloji geliştirebileceğini sanmak mümkün oluyor.” (EKN)

RadikalBianet

Reklamlar