Tiktaalik: ‘Yarı balık yarı kara hayvanı’

1414011baliiik.hlarge

Araştırmacılar, karada yaşayan canlılarla balıklar arasındaki geçişi temsil ettiğini belirttikleri canlının 375 milyon yıl öncesine uzanan fosiline ulaştı.

Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlanan araştırmada yer alan ABD’nin Drexel Üniversitesi’nden zoolog Edward Daeschler, “Tiktaalik, ilkel ve gelişmiş canlı özelliklerini barındırıyordu” ifadesini kullandı.

Araştırmada, Tiktaalik’in balık olarak ele alındığında, balık ile timsah karışımı bir canlıyı yansıttığı belirtilirken, boyu 30 santimetre civarında olan canlının vaktinin çoğunu sığ sularda avlanarak geçirdiği ifade edildi.  Solungaç, yüzgeç ve pulları olan Tiktaalik, kara hayvanlarına benzeyen bir boyna, gelişmiş göğüskafesine ve ilkel akciğerlere sahipti.

Tiktaalik’in en şaşırtıcı özelliği ise balık-hayvanın dirsek ve kısmen gelişmiş bilekleri bulunan gelişmiş ön yüzgeçleri oldu. Bilim insanları, kara hayvanlarına benzeyen bu uzuvların, Tiktaalik’in karaya geçiş sürecinde kazandığını düşünüyor.

Tiktaalik'i 2006 yılında keşfeden Neil Shubin'in uluslararası bestseller olan 'İçimizdeki Balık' kitabını satın alabilirsiniz... Fosilleri ve DNA’yı inceleyen Shubin, ellerimizin aslında balık yüzgeçlerini andırdığını, kafamızın yapısının soyu çoktan tükenmiş, çene kemiği olmayan bir balığınkiyle aynı olduğunu, genomumuzun birçok önemli parçasının solucan ve bakterilerinki gibi işlediğini söylüyor.

Tiktaalik’i 2006 yılında keşfeden Neil Shubin’in uluslararası bestseller olan ‘İçimizdeki Balık’ kitabını satın alabilirsiniz… Fosilleri ve DNA’yı inceleyen Shubin, ellerimizin aslında balık yüzgeçlerini andırdığını, kafamızın yapısının soyu çoktan tükenmiş, çene kemiği olmayan bir balığınkiyle aynı olduğunu, genomumuzun birçok önemli parçasının solucan ve bakterilerinki gibi işlediğini söylüyor.

‘SUYUN DIŞINDA YÜRÜYORDU’
Araştırma ekibinde yer alan Chicago Üniversitesi’nden Neil Shubin, ‘önden çekişli’ evrimin tetrapodlarda başladığını düşündüklerini, ancak yeni verilerin bu değişimin aslında balıklarda başladığını öne sürdüğünü ifade etti.

Modern günümüzde, suyun dışında yıllarca yaşayabilen Afrika ciğer balığı, balıkların yürüyebildiğine dair en iyi örneği temsil ediyor.

Genelde yürümekten çok sürünüyormuş gibi görünen bu balıklar, akvaryum içinde gözlemlendiklerinde su içinde yürüyebildilerini açıkça gözler önüne seriyor.

Araştırmacılar, Tiktaalik’in de aynısını yapabildiğini, hatta su dışına çıkarak yürüyebildiğini düşünüyor. Shubin, ön ayakların gelişmesiyle başlayan evrimin ilk olarak balıklarda, ardından tetrapodlarda geliştiği düşüncesinin güçlendiğini söyledi.

Ntvmsbnc

Reklamlar